MakinaTek dergisi, Türkiye makina imalat sektörünün gelişimine ve büyümesine katkı sağlamayı ana misyonu olarak görmekte ve sektörün gelişen profilini sergilemeyi amaçlamaktadır.

“Akıllı Fabrikalar, İmalat Sektörüne Maddi Manevi Büyük Katkı Sağlayacak”

Beydemir / Röportaj: Deniz GÜLDAL

Beydemir’in ikinci kuşak yöneticisi Genel Müdürü Melih Beydemir ile birlikte Beydemir’in hedeflerinden, kurum kültüründen ve üretikleri çözümlerden bahsettik.

Firmanızdan ve kurum kültürünüzden bahseder misiniz?

1965 yılından itibaren iş hayatında olan Hüseyin Beydemir, 1985 yılında kendi kurduğu Beydemir’de. Ben 2. kuşak temsilciyim. 1993 yılında limited şirketi olduktan sonra 1998 yılında Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesine taşınarak 9000m²’lik alanda hizmet vermeye başladık. 50 yılı aşkın süredir bu sektörde aynı heyecan ile çalışmaya devam ediyoruz. Firmamızın işleyiş politikası başta müşteri memnuniyeti olmakla birlikte zamanında, kaliteli ve uygun fiyata üretim yapmaktır. Kendi sektörümüzde lider olmak ve bu liderliğimizi kaliteden ve güvenilirlikten ödün vermeden devam ettirmek altın kuralımızdır.

En çok hangi sektöre çözümler üretiyorsunuz?

Müşteri portföyümüzün çoğunluğunu otomotiv sanayi oluşturuyor. Otomobil üreten fabrikalar ya da bu fabrikalara hizmet veren büyük yan sanayiler için de çözümler üretiyoruz.

Yurtdışı ile ilgili çalışmalarınız nelerdir? Çözüm ürettiğiniz firmalar nelerdir ve ihrcatınız ne durumda?

Beydemir olarak yurtiçinde olduğu gibi başta Avrupa olmak üzere yurtdışında da aktif rol almaktayız.

Üretim kapasitemizin ortalama %30’unu ihracat oluşturuyor. Ayrıca 2017 yılında Avrupa’daki rekabet gücümüzü artırmak için yurtdışına yatırım yapma kararı aldık ve 1 seneyi aşkın çalışmalarımızın sonucunda Bulgaristan’da özel bir Organize Sanayi Bölgesinde yatırımımıza başladık. Türkiye ve Avrupa’daki işçilik ve hammadde maliyetleri neredeyse bire bir gitmekte ama lojistik açışından fiyatlarımız Avrupa’yı ne yazık ki yakalayamıyor. Hedefimiz Yaptığımız yatırım ile bu sorunu da minimuma indirmek.

Sektörünüzdeki yerinizden bahseder misiniz? Sizi bir adım öne çıkaran nedir?

Sektörümüzde lider olabilmek müşteri memnuniyetinden geçiyor. Beydemir olarak önceliğimiz her zaman müşterilerimize çözüm sunmak. Maliyetleri ikinci üçüncü planda bırakıyoruz.

2018 yılı içerisinde planladığınız hedefler neler ve ne kadarını gerçekleştirdiniz?

2018 yılında mevcut yatırımımızı koruyarak ihracat oranımızı arttırmayı hedefledik ve yılın ilk yarısında hedefimizi tutturduk sayılır. Ancak ülkemizin içinde bulunduğu durum ne yazık ki biraz ürkütüyor. Böyle bir durum karşısında da müşterilerimizi kaybetmemek adına yurtdışına yaptığımız yatırımı hızlandırıyoruz.

Metal işleme sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye pazarının durumu nedir ve yurtdışı ile kıyaslarsanız ne durumdayız?

Metal işleme sektörü, Türkiye için söylüyorum, dünyada lider ülkeler arasında yer alıyor. Ancak yukarıda da bahsettiğim gibi ülkemizin içinde bulunduğu durum ve ekonomik sıkıntılar biraz olsun piyasayı duraklatıyor. Yurtdışı ile aramızdaki en büyük fark 5-10 yıllık planlar yapamıyor oluşumuz. Böyle olunca da maliyetlerimizdeki iniş/çıkışlardan dolayı rekabet gücümüzü arttıramıyoruz.

Ürettiğiniz ürünlerden ve gelişen teknolojiyle birlikte değişen üretim şeklinizden bahseder misiniz?

Ürettiğimiz ürünler %70-80 malzeme ağırlıklı. Bu nedenle işçilik ve genel gider maliyetlerinin %20-30 oranında olduğu bir alanda rekabet için fiyat kırma şansımız ne yazık ki azalıyor. O yüzden teknolojiyi takip etmemiz kesinlikle gerekiyor.

Teknolojiyi takip etmiyorsanız rekabet etme şansınız kalmaz.70’li 80’li yıllarda teknoloji bu kadar ilerlememişken sanatkarlık ön plandaydı. Her iş alanında o işi yapabilen usta sayısı azdı ve piyasayı kendileri belirliyorlardı. Ama şu an öyle bir durum yok. Sistemini doğru kuran, kaliteden ödün vermeyen, teknolojiyi takip edebilen herkes para kazanır. Ama süreklilik için bilgi ve birikim her zaman birinci şart. Biz bu konuda Türkiye’de lider olduğumuza inanıyoruz. Avrupa’da da iyi bir konum elde ettik. EPAL lisansı ile ürettiğimiz GITTERBOX ürünümüzün de katkısıyla, kaliteden ve müşteri memnuniyetinden ödün vermeyerek yerimizi koruyup daha da ileri gitmeyi hedefliyoruz.

Sizce akıllı bir fabrika olmak için neler gerekli ve siz bu konuda neler yaptınız?

Kalifiye eleman sıkıntısı yaşadığımız bu dönemlerde akıllı fabrikalar, imalat sektörüne maddi manevi büyük katkı sağlayacak. Ama öncelikli olarak birbiri ile bağlantılı makina parkınızın ve dijital ortamınızın (ERP sistemi vs.) olması gerekiyor. Biz kendi alanımızda insan gücüne bağlı olarak çalışıyoruz ama teknolojiyi takip ediyoruz. ERP sistemi ile izlenebilirliğimizi sağlıyoruz. Hataları ve gözden kaçırma olasılığını minimuma indiriyoruz.

Gerçekleştirmeyi planladığınız yeni bir projeniz var mı?

Özel bir durum oluşmadıkça şu an en büyük ve yeni projemiz Avrupa’daki fabrika yatırımımız. Zamanı iyi değerlendirip yatırımımızı bir an önce tamamlamak istiyoruz. Ne kadar teknolojiyi takipte etsek de işimizde başarılı da olsak yerimizde sayamıyoruz.

Rakiplerimizden çok müşterilerimizi yakından takip etmemiz gerekiyor. Çünkü onlar koşarak yol alırken bizim arkalarından yürüyerek ya da emekleyerek ilerlememiz mümkün değil, onlar ile omuz omuza birlikte büyümeyi her zaman hedefliyoruz. Özellikle ihracat oranımızı arttırarak ülkemize daha fazla döviz getirmek istiyoruz.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Eklemek istediğim tek konu var; o da eğitim. Konuştuklarımızın hepsinin temelinde bu yatıyor. Her zaman gençlere, yeni mezun olanlara söylüyorum, kararlı olun, bir hayaliniz olsun ve onu başarmak için kendinizi zorlayın, eğitimlerinizi aksatmayın. Neredeyse üniversiteye gireceğiniz gün hangi bölümde okumak istediğinize karar vermeyin. Hayalleriniz için fedakarlık yapın. Çünkü şu bir gerçek, bizler hep arkamızdan gelecek olan nesillere güvenerek bu yatırımları yapıyoruz ve hala daha azimle ilk günkü heyecanla çalışıyoruz.